16 Mart 2020 Pazartesi

Özel Hayat ve İş Hayatı Dengesizliği

Cekingen | 23:01 | Yorum Yok

İş Hayatı belkide yaşamın en çetrefelli dönemidir.Günlük hayatın koşuşturması içinde eşimizle ya da ailemizle görüşmek, spor salonuna gitmek, arkadaşlarla buluşmak için zaman ayırmayı bırakın, düzgün bir öğle yemeği yiyecek vakti bile bulamayabiliyoruz. Yıllar içerisinde benim ve çevremdekilerin yaşadıkları,başımıza gelenler, başardıklarımız, başaramadıklarımız ve bu başarısızlıklardan aldığımız dersler çoktur.Peki hayatlarımıza biraz nefes aldırmanın önündeki engeller ne? İş, hayatımız boyunca taşımak zorunda olduğumuz, omuzlarımıza binmiş ağır bir yük mü olmak zorunda?
İş hayatına başlarken bir hedefiniz vardır, uzun vadede gelmek istediğiniz bir yer. Ama bu hedefe ulaşmak için, atmanız gereken adımlar, almanız gereken eğitimler, geliştirmeniz gereken yönlerimiz vardır. Ancak iş hayatının günlük temposuna kendimizi kaptırıp, sadece o an yaptığımız işe kendimizi veririz. "Her adımımı düşünerek atmalıyım. Bir şekilde ayağımı kaydırmak istiyorlar. Onlara fırsat vermemem gerekiyor,Çok dikkatli olmalıyım…" şeklinde düşüncelerle sürekli bir satranç oyununun içindeyiz.

İş hayatında olsun, özel hayatta olsun “Bir kereden bir şey olmaz” mantığından kurtulmak gerekiyor. Bir kereden “çok” şey olur!
Ayrıca otorite sağlamak, saygı uyandırmak, görev ve sorumluluk dağılımını en sağlıklı şekilde yapmak, takım ruhunu oluşturmak da yöneticiliğin en kötü yönüdür.
İş yerinde fazla zaman geçiren çalışanlar kendilerini baskı altında, kapana kısılmış gibi hissederler. Buna bir de internet teknolojilerinin gelişmesiyle 24 saat iş çıkabilmesi durumu eklenince haftalık 50-60 saat çalışmak norm haline gelmiş durumda maalesef.

Başarılı insanlar, genç yaştan itibaren mükemmeliyetçilik alışkanlığı kazanırlar. Çocukken mükemmeliyetçi olmak kolaydır, ancak yetişkinliğe geçince işin rengi değişir. Hem işte hem de özel hayatta sorumluluklar artar.

Stresten bitap düşmemek için mükemmeliyetçiliği bırakmak gerekir. Hayatta sorumluluklar arttıkça bu alışkanlık da karmaşıklaşır. Psikolojik ve nörolojik olarak kişiyi olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle hayatta mükemmeli değil, üstün başarıyı elde etmek daha sağlıklı bir tercih olacaktır.

İnternet, akıllı telefonlar ve bilgisayarlar hayatımızı son derece kolaylaştırabilir. Teknolojinin nimetlerini inkar demeyiz. Ancak teknoloji, bir kişiye 7/24 ulaşabilme beklentisini de yaratmış durumda. Bu da iş hayatının hiç bitmemesi gibi bir duruma mahal veriyor. Bu yüzden: “Bazen telefonu kapatıp anın tadını çıkarmanız gerekir.” Belki o zaman İş ve Özel Hayat Dengesini sağlayabiliriz.

0 yorum:

Yorum Gönderme